Türkiye’de yerleşik kişilerce gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde, ihracat bedelleri kapsamındaki döviz gelirlerinin yasal süreler içerisinde ülkeye kazandırılması hem makroekonomik dengeler hem de mali disiplin açısından büyük bir önem taşımaktadır.
İlgili mevzuat kapsamında, Tebliğin yürürlükte bulunduğu süre içinde fiili ihracı (gümrük çıkış işlemleri) başarıyla gerçekleştirilen ihracat işlemlerine yönelik önemli bir hukuki güvence bulunmaktadır.
Eğer söz konusu ihracat işlemine ilişkin ihracat bedelleri getirme süresinin dolduğu tarih, mevcut Tebliğin yürürlükten kalktığı bir tarihten sonrasına denk gelirse, hukuki bir boşluk oluşmaması adına mevcut Tebliğ hükümleri uygulanmaya kesintisiz olarak devam edilecektir. Bu düzenleme, ihracatçılara öngörülebilir bir ticari ortam sunarak, kazanılmış hakların korunmasını sağlamaktadır.
İçindekiler
İhracatçının Temel Sorumlulukları ve Hesap Kapatma Süreçleri
Ticari amaçla yapılan mal ihracatlarında döviz getirme sürecinin sorunsuz işlemesi adına yasal sorumluluk doğrudan ihracatçı firmalara verilmiştir.
İhraç edilen malların bedelinin kanuni süreler içerisinde yurda getirilmesi, bu bedellerin mevzuatta belirtilen oran ve usullerle bankalara satılması ve ihracat hesabının eksiksiz bir şekilde süresinde kapatılmasından öncelikle ihracatçılar sorumlu olacaktır.
İhracat bedellerinin yurda getirilme süresi içinde eksiksiz olarak ülkeye ulaştığı durumlarda ise, ihracat ile ilgili dosyalar ve hesaplar aracı bankalarca kontrol edilerek kapatılacaktır. Bankalar bu aşamada, ihracatçının döviz alım belgelerini ve gümrük beyannamelerini eşleştirerek işlemin yasalara uygunluğunu tescil ederler.
Süresinde Kapatılmayan Hesaplar İçin İhbar Yükümlülüğü
İhracat bedellerinin yasal süresi içinde yurda getirilmemesi veya hesabın kapatılmaması durumunda idari süreçler hızla devreye girmektedir. Yasal süresi içerisinde kapatılamayan ihracat hesapları, aracı bankalar tarafından sıkı bir takibe tabi tutulur.
Bankalar, sürenin bitimini izleyen 5 iş günü içerisinde bu durumu ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar etmekle kanunen yükümlüdür. Bu bildirim süreci yüzeysel bir işlem olmayıp, aracı bankanın muamelenin tüm safhalarını, gecikmenin durumunu ve hesap hareketlerini belirtecek şekilde yazılı ve detaylı olarak yapılmasını gerektirir.
Mücbir Sebep Hallerinde Uluslararası Belge Onay Süreçleri
İhracat bedelinin yurda getirilmesini engelleyen olağanüstü durumlar (ithalatçının iflası, savaş, doğal afetler vb.) yasal çerçevede mücbir sebep olarak değerlendirilebilir. Ancak bu mücbir sebep hallerinin ispatlanması son derece sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır.
İhracatçının, mücbir sebebi kanıtlamak maksadıyla yurt dışından temin edeceği resmi belgelerin Türkiye’deki makamlarca kabul görebilmesi için uluslararası onaylardan geçmesi şarttır. Bu belgelerin, öncelikle bulunduğu ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti dış temsilciliklerimizce (Büyükelçilik veya Konsolosluk) onaylanmış olması gerekmektedir.
Alternatif olarak, belgenin düzenlendiği ülkenin Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan sözleşmeye taraf olması durumunda, söz konusu belgelerin Apostil (onay şerhi) hükümlerine göre tasdik edilmiş olması yeterli kabul edilmektedir.