Dijitalleşen dünyanın getirdiği yeni iş modelleri ve meslek dalları, vergi mevzuatımızda da yenilikçi adımların atılmasını zorunlu kılmıştır. Bu kapsamda, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa, 7338 sayılı Kanun ile yepyeni bir hukuki düzenleme eklenmiştir. 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren mükerrer 20/B maddesi, dijital platformlarda faaliyet gösteren girişimciler için büyük bir mali avantaj sağlamaktadır. İlgili yasal maddeye göre; internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon ve tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştiren yazılımcıların bu uygulamalardan elde ettikleri ticari gelirler, gelir vergisinden istisna tutulmuştur.
İçindekiler
İstisnadan Kimler Faydalanabilir ve Yasal Sınırlar Nelerdir?
Söz konusu vergi avantajı doğrudan sosyal medya fenomenleri, Youtuber’lar, dijital içerik üreticileri ve mobil uygulama geliştiricileri için tasarlanmıştır. Ancak bu haktan faydalanabilmenin temel bir üst sınırı bulunmaktadır. Mükelleflerin ilgili faaliyetlerden elde ettikleri yıllık toplam kazancın, Gelir Vergisi Kanununun 103. maddesinde yer alan vergi tarifesinin dördüncü gelir diliminde belirtilen tutarı aşmaması gerekmektedir. İlgili kanun kapsamında bu üst sınır, 2022 takvim yılı kazançları için 880.000 TL olarak belirlenmiştir. Belirtilen bu yasal tutarın altında kalan kazançlar için mükellefler yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek zorunda kalmayacaklardır.
İstisnadan Faydalanma Şartları ve Başvuru Süreci
Bu vergi istisnasından yararlanmak otomatik olarak gerçekleşen bir süreç değildir; mükelleflerin bazı usul şartlarını yerine getirmesi gerekir. Bu avantajdan faydalanmak isteyen kişilerin, ikametgahlarının bulunduğu yerdeki yetkili vergi dairesine başvuru yapmaları gerekmektedir. Vergi dairesinden alınacak “İstisna Belgesi” ile sürecin ilk resmi adımı atılmış olur. Mükellefler, aldıkları bu belge ile birlikte Türkiye’de kurulu herhangi bir bankaya giderek, söz konusu dijital faaliyetlere ilişkin gelirlerin tahsil edileceği “özel bir banka hesabı” açtırmak zorundadır. Faaliyetten elde edilen tüm kazancın, sadece bu amaca yönelik açılan hesaba yatırılması kanuni bir mecburiyettir.
Bankalarca Yapılacak İşlemler ve Kesinti (Stopaj) Uygulaması
Düzenlemenin en önemli ayaklarından birini bankaların yasal sorumlulukları oluşturmaktadır. İlgili istisna kapsamında açılan özel banka hesaplarına para transferi gerçekleştirildiğinde, bankalar bu hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden doğrudan gelir vergisi kesintisi (stopaj) yapmakla yükümlüdür. Bankalar, hesaba yatan tutar üzerinden %15 oranında kesinti yaparak, bu vergiyi mükellef adına devlete öderler. Böylece mükellefler karmaşık muhasebe süreçlerinden ve beyanname verme yükünden kurtulmuş olur. Ancak gelirlerin bir kısmının bu hesaba yatırılmadığının tespit edilmesi halinde, eksik tahakkuk eden verginin vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften geri alınacağı unutulmamalıdır.
Kapsamlı Rehber: Kazanç İstisnası Broşürü
Uygulamanın usul ve esaslarına ilişkin tüm soru işaretlerini gidermek amacıyla, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından mükelleflere rehberlik edecek kapsamlı bir doküman hazırlanarak kullanıma sunulmuştur. “Sosyal İçerik Üreticiliği ile Mobil Cihazlar için Uygulama Geliştiriciliğinde Kazanç İstisnası Broşürü” adını taşıyan bu kılavuzda; istisnanın detaylı kapsamı, kimlerin bu haktan faydalanabileceği, sağlanması gereken temel şartlar, vergi dairesine yapılacak başvuruların adımları ve bankalarca yürütülecek teknik işlemler hakkında son derece ayrıntılı bilgiler yer almaktadır.
Sosyal İçerik Üreticiliği ile Mobil Cihazlar için Uygulama Geliştiriciliğinde Kazanç İstisnası Broşürüne ulaşmak için tıklayınız